30 Ağustos 2013 Cuma

Nick The Fisherman ( Kos Ada'sı )

Nick The Fisherman

Kos Adasına gittiğimizde en iyi balık restaurantları arasında Nick The Firsherman'da yer alıyordu.Daha önce de tecrübe ettiğimiz gibi bir yer ne kadar popülerse o yer o kadar pahallı ve beklentilerin  altında kalabiliyor.

İlk gün başka bir yerde öğlen yemeği yedikten sonra ikinci gün dayanamayıp lezzetleri denemeye karar verdik.Öncelikle şunu söylemeliyim ki garsonların biri türkçe konuşuyor, Enver Bey'e  sipariş vermek çok daha rahat oluyor.Nick The Fisherman'nın sahibi Atina'da yaşıyormuş oğlu dükkanın başında .Şubat Mart gibi açılıyor Kasım ayı gibi de sezonu kapatıyorlarmış.

Symi

Her gittiğimizde bir başka salata bir başka lezzet denedik.Öncelikle ilk sipariş vermeniz gereken buharda midye inanılmaz lezzetliydi. Beyaz sos eşiliğinde ( beyaz şarap ve soğanlı ) nefis bir sosla birlikte masaya geliyor.

Midye yemeğe korkan ben parmaklarımı da yememek için kendimi zor tutum diyebilirim :) Deniz'den babam çıksa yerim derseniz mutlaka ama mutlaka denemenizi öneriyorum.

Nick The Fisherman
Kos Adası
Kos Adası


Buharda midyeden sonra bir başka gün yediğimiz acı soslu midye benim acayip hoşuma gitti,acılı sosun damakta bıraktığı lezzet nefisti.Midye kabuğunun içinde sunulması da ayrı bir güzellik katmıştı.Çocukların sevdiğini söyleyemeyeceğim ama ben sosu kaşık kaşık içtim diyebilirim :)

Midye belki de herkesin sevdiği bir lezzet değil ama denemek için yeni bir yer yeni ülke'de olmanın keyfi ile belki de benim için denersiniz.

Symi
Symi

Kalamarın hem dolması hem de sade hali inanılmaz taze ,ağızda pamuk gibi dağılıyor.Kalamarın her yeri kullanılıyor ve bu şekilde servis ediliyor.

Symi

Kos Adası

Denediğimiz ahtopot köftesini ve deniz tarağını'da bir o kadar beğeniyoruz.İkram edilen her lezzette hafif bir sarımsak tadı hafif bir limon sosu mutlaka var.Bizim damak lezzetimize çok uyduğunu belirtmeliyim.Schengen vizeniz varsa Bodruma gittiğinizde mutlaka Kos Adasına geçip Nick The Fisherman'da  Barbayanni Blue ouzo veya  Yunanistanın En iyi Biraları Alfa ve Mythos eşliğinde mezelerin keyfini çıkartın.

Ahtapot kofte  deniz ürünleri tadımı
Deniz tarağı

Sofraya gelen mezelerle aslında karnınız doyuyor ,balıktan çok bahsetmedim çünkü size ne önerilirse onu yemenizi tavsiye ediyorum. Her şey mevsiminde güzel olduğu için o mevsime ait balıklar inanılmaz güzel oluyor.

Kos Adası

Haziran ayında gittiğimizde Kılıç balığı yedik gayet güzel pişmiş nefis bir sosla servis edilmişti. Daha sonra Ağustos ayında tekrar gittiğimizde  enfes bir gümüş balığı yedik.Çıtır çıtır ve tazecikti,o yüzden balığı ikinci plana atıyorum ve bol bol mezelerin ve salataların tadına bakın .

Salataların da en meşhuru greak salad bizim çok iyi bildiğimiz çoban salatanın zeytin,turşu ve peynirle zenginleştirilmiş sunumu da gayet güzel. Havuç ve lahana salatası da oldukça çok yapılıyor. Fotoğraflar konusunda oldukça zorlandığımı söylemeliyim ,çünkü masaya her gelen lezzet çocuklar ve bizim tarafımızdan o kadar sevildi ki kameraya mı çeksem,telefonla mı çeksem,makine ile mi çeksem şaşırdım kaldım :)

Kos Adası
Symi

Fiyatlara gelince bizden çok daha farklı bir politikaları var ,mezeler azar azar değil doyurucu bir şekilde sofraya servis ediliyor. Balık ve meze pişirmeyi gerçekten çok iyi biliyorlar.Yemeğin arkasından da aceleniz yoksa tatlı ve meyve de ikramları oluyor.

Fiyatlarda yediğiniz ve içtiklerinizle alakalı elbette ama biz  yaklaşık 4 kişi için  60-100 € arasında değişen hesapla masadan kalktık.

Pazartesi günleri dışında her gün açık ama yunan adalarında da siesta yapıldığını da unutmayın. Bodrum'dan öğle yemeği için bile gidilir ,inanın pişman olmayacaksınız.

Şimdiden afiyet şeker olsun ..

Kos adası from pelin süme sak on Vimeo.

email: nickthefisherman@windowslive.com

Nick the Fisherman
Averof 21
tel. 0030-2242023098 


28 Ağustos 2013 Çarşamba

Symi ( Sömbeki ) Adası Gezisi

Symi

Haziran ayında gittiğimiz Kos adası gezisinden sonra gezdiğimiz yerler ve lezzetli yemekler aklımızdan hiç çıkmamıştı.Ramazan bayramında tekrar Bodrum'a gidince Symi adasını da gezip görmek istedik.

Symi adasına gitmek için Bodrum limanda bir kaç şirket var onlarla görüştük ama symi adasına haftanın tek günü sefer olduğunu öğrendik ve günleri bize hiç uymuyordu.Zaten Symi'ye gitmek için schengen vizenizin olması gerekiyor.Bizim schengen vizemiz olmadığı için Kos adasına vize alıp ( kapı vizesi )diğer adalara öyle geçiş yapmayı düşündük.Buna karar verdikten sonra evrakları teslim ettik ,3 gün sonra da Bayramın ikinci günü için her şeyi ayarlamıştık Bodrum Feribot İşletmeciliğinden Turgutreis limanından  gitmek için biletlerimizi aldık.

Sabahın kör karanlığında yollara düştük

 Bayramın 2. günü sabah 9.00 feribotuyla Kos adasına geçtik,oradan symi'ye nasıl gideriz diye araştırırken symi adasına gitmenin de kolay olmadığını öğrendik.Yine gün ve saatleri bize uymadığı için Önce Rodos Adasına oradan da Symi'ye gidebiliriz diye planlar yaptık. Tabii ki tüm bunları konuşurken bayramda olduğumuzu,konaklama ve araba kiralama konusunda zorlanacağımızı göze alarak hareket ettik. Sabah 4:30'da Kos Adasından kalkan Blue Star 2 diye kocaman bir yolcu gemisine bindik.Gemi o kadar büyüktü ki,çocuklarda bizde çok şaşırdık.Gemi tam olarak nereden geliyordu bilmiyorum ( biz Atina'dan geldiğini düşündük ) ama herkes içeride yerlerde uyuyor bayağı kamp hayatına geçmişlerdi :)

Symi

Geminin büyüklüğü nedeniyle yolculuk biraz uzun sürdü ,yaklaşık 3 saat sonra Rodos Limanına vardık.Rodos Limana indikten sonra yine orada Symi adasına gitmek için limandan bir başka gemiye binmek üzere biletlerimizi aldık. Rodos Limanına indiğimizde çok vaktimiz olmadığı için Rodos adasını gezemedik sadece limanda bir kaç kare fotograf çekebildik :)

Symi
Symi


Çocuklar bu yolculukların büyük bir kısmında uyudular ama elbette ordan oraya seyahat ettiğimiz için ellerinde ki bilgisayar oyunları büyük kurtarıcımız oldu.Canları sıkıldıkça ellerinde fotoğraf makinesi veya kamera ile kendi çekimlerini yaptılar.Eşimde her yolculukta olduğu gibi beni çok rahat ettirerek çocuklarla bol bol kağıt oyunu oynadı : )  


Symi Symi

Symi ( Sömbeki ) Adası'nın güney ucunda batıya bakan kısımda bulanan koy' uğradık.Bu koyda bulunan Archagel Mikail Panormitis manastırı bir Yunan Ortodoks manastırı.Gemimiz bu limanda yaklaşık bir saat kadar bekledi,bu manastır Ortodokslar için çok önemli.Dünyanın her yerinden hacılar bu manastırı ziyaret etmek için geliyorlar.

Symi Symi

Daha sonra buradan hareket edip Symi adasının o renkli evlerini görmek için adanın diğer tarafına  doğru yol aldık.Limana girmeden önce herkes ayaklandı ve fotoğraf çekmek için sıraya girdi diyebilirim.Evlerim mimari yapısı dokusu ve ruhu gerçekten bambaşka.Sizi adeta büyülüyor,seyahatimiz 2 gün sürdü ama ben ne kadar çok aynı kareyi çekmiş olabilirim bilemiyorum :)

Symi
Symi
Symi
Symi
Symi
Symi
Symi
Symi
Symi
Symi
Symi


Gemimiz Symi'ye yaklaştığında inanılmaz heyecanlandım ,hem adayı çok merak ettiğim için hem de yeni yerler görmenin güzelliği içimi ısıtmıştı. Yolculuk boyunca su,meşrubat,tost gibi şeyleri hep çocukları gönderip almalarını sağladık. Bildikleri 3-5 kelime ingilizce ile dertlerini çok güzel anlattılar.Kasada kim duruyorsa çocuklara mutlaka  yunanca bir kaç kelime öğretti. Çocuklarla yapılan yolculukların en güzel tarafı da bu olsa gerek.Onlarında unutamayacağı bir sürü yeni tecrübe yaşamış oluyorlar ve eğleniyorlar .


Symi'ye vardığınızda konaklayacağımız yer hakkında tereddütlerimiz vardı .Trivago web sitesini hem fiyat kıyaslama hem de rezervasyon için sizin de incelemenizi öneririm.Bayramın 3.günü  ve Datça'ya bu kadar yakın olduğu için mi bilmiyorum ama ada oldukça kalabalıktı. Konaklama ile ilgili yoğunluk dolayısıyla biraz zorlandık ama güzel bir yerde oda bulmayı başardık.Odamızın manzarası harika ,dik bir yokuş tırmansakta yine de çok rahat ettiğimizi söylemeliyim.Oda'ya valizleri attıktan sonra çocukları ilk bulduğumuz koydan denize atıyoruz :) Hava o kadar sıcak ki daha fazla yürümeye dayanamıyorlar .

SymiSymi Symi Symi Symi

Bu kadar koşturmanın arkasından deniz molası şahane geliyor.Uzun süre serinledikten  sonra bir anda her yerin boşaldığını görüyoruz. Siesta keyfi yunan adalarında da yapılıyor,bu yüzden restaurantlar birden servisi durduruyorlar.Herkes köşesine çekiliyor,ortalığa sessizlik çöküyor.Sahilde ki cafeler dışında oturabileceğiniz bir yer yok.Bizde önümüze gelen ilk pastaneden yağlı milföy tarzı bir börek alıp agaç gölgesinde keyif yaptık.

Symi
Symi


Bayramda tatilde olmak  gerçekten çok zormuş,bir daha böyle kalabalık bir zamana denk getirmem sanırım. Symi'de kiralık araba bulmak imkansız .Ada'da zaten toplam 6 tane taksi varmış ki bizde sanırım iki kere içi dolu şekilde uzaktan görebildik :) Biz zaten atmosfere öyle bir kapıldık ki tüm sahili yavaş yavaş dolaştık.Her köşede fotoğraf çekmeye çalıştık.Symi adasının insanı kendine çeken mistik bir havası var.

Hafif güneş batmaya başlamıştı ki sahilde ki Yacht Cafe'de akşam üstü keyfi yaptık, gün batımını seyrederken klasik konuşmalarımızı yapmaya başladık ,hayat tatil olsa keşke hiç dönmesek vs... vs.. :)

SymiSymi
Symi
Symi


Symi
Symi

Akşam yemeği için Manos Restaurantta yer ayırttık .Mezelerle dolu bir gece oldu sofraya balık geldiğinde aslında yiyecek yerimiz bile kalmamıştı .Mezelerden en çok hoşuma giden elbette ki symi karidesi minicik ve çok lezzetliydi.Salata semizotu turşusu ile karışık greak salata şeklinde sunuldu,ben semizotu turşusunu pek sevmedim ama eşim beğendi.

Barbayannis ouzo ✨

Özellikle ızgara ahtapot şimdiye kadar yediklerimin en iyisiydi.Lokum ahtapot demek doğru olacak sanırım :) Zaten popüler bir restaurant olduğu için önceden rezervasyon yaptırırsanız daha rahat edersiniz.Bu şöhret öyle bir yayılmış ki iş dünyasından isimler ,medyatik ünlülerin hepsini akşam yemeğinde Manos'da görmeniz mümkün.Servis oldukça hızlı ve yeterli ,kalabalığa hakim bir yer.Akşam bütün sokak Manos masalarıyla dolu oluyor.Gündüz  öğleden sonra 16:00 gibi biraz (siesta) dinlenip servisi durduruyorlar ,akşam 19:30 da servis tekrar başlıyor.

Manos Restaurat oldukça popüler olduğu için bu fiyatlara da yansımıştı :) Bu yüzden oturmadan önce bir kez daha düşünmenizi öneririm :)

Symi

Symi
Symi
Symi
Symi
Symi
Symi

Lezzetlerle dolu bir geceden sonra sahilde ki yunan müziğinin tınıları eşliğinde kaldığımız eve doğru ilerledik.Güzel bir uykudan sonra sabah ada'dan ayrılma vakti gelmişti.Sanırım bu symi adasına son gelişimiz olmayacak ,kalabalığın daha az olduğu bir mevsimde tekrar gelmek üzere vedalaştık.

Sizlerinde Ağustos ayları dışında gelmenizi öneririm.

Şimdiden İyi Tatiller.

Symi from pelin süme sak on Vimeo.