17 Ağustos 2011 Çarşamba

Kıbrıs Tatili - Lefkoşa

Selimiye Camii (Lefkoşa)

Sabah erkenden kalkıp deniz keyfi yaptıktan sonra öğlen yemeği için Lefkoşa'da ki Burger City'e (Burger King) gittik.Kıbrısta bundan 4 sene önce Mc Donalds açılmıştı ama isim hakları yüzünden kapatmışlar.
Burger King ise işi firmanın ismini değiştirmekte bulmuş.Burger City tamamen buradaki Burker King dekoru ve hamburgerleri ile Kıbrıs'ın hemen hemen her yerinde şubesi açmış.

Oda kahvaltı konakladığımız için 8 gün boyunca bolca balık ve hamburger yedik sayılır ..

Yemeğimizi yedikten sonra ilk durağımız Selimiiye Camii'si oldu.Kıbrısa gitmek için en güzel mevsim yaz aylarının başı ve sonbahar ayları en ideal zaman diye düşünüyorum.Biz Kıbrısı turlarken hava yüzünden hiç zorluk yaşamadık.Daha önceki gezilerimden de bildiğim için yaz ayları inanılmaz bir sıcak oluyor.

Sıcak yüzünüze öyle bir vuruyor ki değil,şehri gezmek dolaşmak bile imkansız hale geliyor.

Selimiye Camii (Lefkoşa)
 Selimiye Camii (Lefkoşa)
Selimiye Camii (Lefkoşa)

Selimiiye Camiisini gezmek için arabayı meydana bir yere park ettik.Pazar günü gittiğimiz için her yer bomboştu.Meydandaki Venedik Sütunu oldukça önemli bir yere sahip.Granitten yapılmış Venedik Sütunu, 6 metre uzunluğunda olup Gazi Mağusa’da bulunan Antik Salamis Harabelerindeki bir dikili taş iken 15 yüzyılda Venedikliler tarafından adayı ele geçirmelerinin bir sembolü olarak Lefkoşa'ya getirilmiştir. Osmanlılar döneminde Salamis Harabeleri’ndeki orijinal yerine konulmuş ancak 1917 yılında İngilizler sütunu alıp eski adı Konak Meydanı bugünkü adı Atatürk Meydanı’nın merkezine yerleştirmiştir. Sütunun tepesinde St. Mark’ın aslanı (the Lion of St. Mark) resmedilmiş ancak bu daha sonra bakır ile kaplanmıştır. Sütunun altında soylu Venedik ailelerinin silahlarında bulunan işaretler yer almaktadır.

Lefkoşa Meydanı - Venedik Sütunu

Selimiiye Camiisi'de yine görülmesi gereken yerlerden biri ,ne tarafa dönseniz eski döneme ait kalıntılar veya yapılar görmeniz mümkün.

Lokmacı Sınır Kapısı'da şehrin ortasında kendine yer bulmuş, tüm şehir sadece bir kaç paravan veya telle rum tarafından ayrılmış durumda.Askeri denetim çok sıkı olduğu için ,fotoğraf çekmek veya görüntü almak bir çok yerde yasak.

Bizim daha önce başımıza geldiği için söylüyorum,elimizdeki kamera görütüleri tek tek kontrol ediliyor,eğer istemedikleri bir görüntü varsa hemen sildiriyorlar.

Lokmacı Sınır Kapısı - Lefkoşa
Lokmacı Sınır Kapısı - Lefkoşa

Yiğitler Burcu Parkı (Sınır Parkı ) ise çok entresan bir yerde,tel örgünün arkası rum tarafı ve o taraftan bu tarafı görebiliyorsunuz. Sınır boyunca askeri kontrol ve gözetleme son derece sıkı yapılıyor.Birleşik Milletlerin arabalarını ve askerlerini her yerde rahatlıkla görüyorsunuz.

Yiğitler Burcu Parkı ( Sınır Parkı ) - Lefkoşa
Yiğitler Burcu Parkı ( Sınır Parkı ) - Lefkoşa

Biz pazar günü gittiğimiz için Büyük Han kapalıydı ama ben daha önce içini gezip yemek yediğim için mutlaka gezilecek ve dolaşılacak yerlerin başında geldiğini hatırlatıyorum.

Büyük Han : Tarih ve mimari değerler bakımından Lefkoşa’daki Türk eserlerinin başında Büyük Han gelmektedir. 1572 yılında adanın ilk Osmanlı Valisi Beylerbeyi Muzaffer Paşa tarafından yaptırıldığı kabul edilmektedir. Yapı dörtgen bir plan üzerine, iki katlı inşa edilmiş olup, geniş bir avlunun çevresinde sıralanan odalar kemerli ve kubbeli bir sundurmaya açılmaktadır. Büyük Han’ın çeşitli yapılardan ve yerlerden alınmış taşlardan yapıldığı bellidir. Aynı şekilde avlunun ortasındaki mermer sütunlar üzerine yapılmış mescidi tutan sütunların da başka bir yapıdan alınmış olunması muhtemeldir. Altı köşeli, konik başlıklı taş bacalarla, bu kubbeli küçük mescit, Hanın Türk tarzı mimarisini tamamlayan önemli unsurlardır. Hanın zemin katındaki odalar dükkan, depo ve ofis olarak kullanılmıştır. Üst kattaki sekizgen bacalı birer şömineleri olan odalar ise yatak odalarıdır. Anadolu’da sık rastlanan benzerleri gibi olmasına rağmen, bir farklılığı da mevcuttur. Bu tip han ve kervansaraylar genellikle tek bir ana kapıya sahip olmalarına rağmen, Büyük Han’ın bir girişi daha bulunmaktadır.

Kaynak:buradan

Daha sonra Barbarlık Müzesini ziyaret ettik,Kıbrıs vatandaşları öyle rahat yaşamaya alışmışlar ki bir çok müze ve gezi yerleri saat 17.00 gibi kapanıyor veya size çabuk gezin hava sıcak eve gideceğim ben diyebiliyorlar :)

Barbarlık Müzesinin bazı odalarına çocukların gezmesine müsade etmedik ,hatta çok az anlatmamıza rağmen Özgür küçücük çocukların fotoğraflarını görünce ,onları öldürmüşler mi falan dedi. 6 yaşında bir çocuğa böyle bir barbarlığı anlatmanın veya savaşı açıklamanın hiç bir yolu yok sanırım.

Barbarlık Müzesi
Barbarlık Müzesi
Barbarlık Müzesi
Barbarlık Müzesi
Barbarlık Müzesi



Gezi fotoğrafların devamı burada ;


5 yorum:

Cocukla Cocuk dedi ki...

Pelin'cim, Kıbrıs yazıların süper bir önbilgi oldu bizim için. Bayram sonrası 1 hafta Kıbrıs'tayz, ilk kez gezeceğiz, teşekkürler :)

şirin aksoy dedi ki...

resimlerin hepsi çok güzel..tatil güzel geçmiş sanırım..:))ön bilgi oldu bizim için de inşlh yolumuz düşerse aklımda olacaksınız:)))

Oglak Kizlari dedi ki...

Ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum Kıbrıs için. Off diyip duruyor. Göstereyim bu yazı ve fotoğrafları ona.

Sağol.
Bol gezmeler
Bir diğer gezici anne Çiğdem

baba naıle dedi ki...

sevgiler babam kıbrıs 73 de savaşda aşçılık yapdı kıbrıs harbinde ordaydı heppppp anlatır ama bana gitmek daha nasip olmadıwww.jojo06a5.blogcu.com ve baba.nale41bloggerblogsot sevgıler ailece mutluluklar

PetroLmaviSevilmezm! dedi ki...

cok güzel bloggunuz var nette sakizli muhallebi ararken buldum
takipteyim . benim bloggumuda ziyaret ederseniz sevinirimm :)
saygilarimla Hatice

http://petrolmavilim.blogspot.com/